92406 kayıt bulundu.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , İsteyerek, istekle, çok isteyerek, severek
1. Bu, ihtiyar kitapçıdan alıp evde bayıla bayıla okuduğu küçük hissî romanlardan biriydi.
1. Bu, ihtiyar kitapçıdan alıp evde bayıla bayıla okuduğu küçük hissî romanlardan biriydi.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bayılma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Bayılma becerisi bulunmak
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bayılacak gibi olmak
Telaffuz : bayıla'yazmak
1. isim , isim , isim , isim , Bir maddeyi sürekli satma işi
1. Tekel bayiliği.
1. Tekel bayiliği.
2. Bu işin yapıldığı yer
imambayıldı
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek
1. Anasının bayıldığını gören çocuk avaz avaz ağlamaya başlamıştı.
1. Anasının bayıldığını gören çocuk avaz avaz ağlamaya başlamıştı.
2. -e , -e , mecaz , mecaz , -e , -e , mecaz , mecaz , Çok hoşlanmak, çok sevmek
1. Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben.
1. Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben.
3. -den , -den , -den , -den , Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek
1. Uzakta görülen manzaralar insana sıcaktan bunalmış ve bayılmış hissini verir.
1. Uzakta görülen manzaralar insana sıcaktan bunalmış ve bayılmış hissini verir.
4. -i , -i , argo , argo , -i , -i , argo , argo , Vermek, ödemek
1. Palas pandıras evden fırlayıp bir de üstüne o kadar taksi parası bayıldığına bin pişmandı.
1. Palas pandıras evden fırlayıp bir de üstüne o kadar taksi parası bayıldığına bin pişmandı.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bayıltma işi yapılmak
1. Hepsinde ameliyat masasında bayıltılmamış bir hasta yüzü vardır.
1. Hepsinde ameliyat masasında bayıltılmamış bir hasta yüzü vardır.
1. -i , -i , -i , -i , Bayılmasına yol açmak, bayılmasını sağlamak
1. Ameliyat esnasında katiyen kendisini bayılttırmaz.
1. Ameliyat esnasında katiyen kendisini bayılttırmaz.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat
1. Bir çığlığa tutunup çıktım da uçurumdan / Bir bayındır kent oldu sağlığım
1. Bir çığlığa tutunup çıktım da uçurumdan / Bir bayındır kent oldu sağlığım
1. isim , isim , isim , isim , İzmir iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : bayı'ndır
1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
Özel: Evet
1. -i , -i , -i , -i , Bayındırlaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak